DÜNYANIN EN GÜZEL FİLMİ


Dünyanın en güzel filmi diyorum çünkü bugüne dek izlediğim sayısız film içerisinde beni bu denli etkileyen başka bir film yok.

Hangi filmden mi bahsediyorum tabi ki de Derviş Zaim'in yönettiği 90'lı yıllarda vizyona girmiş ama etkileri halen devam eden TABUTTA RÖVATAŞA'dan...


Başrollerini Ahmet Uğurlu, rahmetli Ayşen Aydemir ve rahmetli Tuncel Kurtiz'in paylaştığı, Baba Zula'nın efsane olmuş müzikleriyle harmanlandığı muhteşem bir drama.

Ahmet Uğurlu'nun hayat verdiği 'Mahsun Süpertitiz' karakterinin Rumeli Hisarı çevresinde geçirdiği hüzünlü öyküsünü ele alan film, beni en çok ta başrol oyuncularından biri olan Ayşen Aydemir'in muhteşem performansıyla etkilemeyi başardı.

Gerçek kişi ve mekanlardan yola çıkarak çekilen film Mahsun karakteri ve çevresindeki insanların dramı, dışlanmış ötekinin kıstırılmış yaşamı üzerine bir mesnevi niteliğinde. (Tam da isminin anlamı gibi Tabutta Rövataşa da dar bir alanda çırpınmak, çabalamak anlamına geliyor)

Araba hırsızlığı yaparak hayatını sürdürmeye çalışan Mahsun karakterinin hayat yoksunluğunu film boyunca büyük bir acıyla seyrettim. Ama en büyük acıyı Eroinman kadın rolünde kültleşmiş rahmetli Ayşen Aydemir ile yaşadım. Daha büyük bir acıyı ise Ayşen Aydemir'in bu film dışında hiçbir filmde rol almadığını öğrendiğimde yaşadım.

'Mahsun beni taksime götür' repliğiyle acıyı tam anlamıyla iliklerime yerleştiren bu muazzam kadının dönemin bir çok oyuncuyum diye geçinen absürt şahıslarına kafa tutarak, kendi benliği ve ideallerinden vazgeçmemek uğruna verdiği mücadele beni filmden çok daha ziyade etkiledi.


Aydemir, Galatasaray lisesi, Boğaziçi Üniversitesi kariyerinin ardından ABD'de tiyatro eğitimi almak istemiş ancak konsolosluğun kendisine 'Ülkemizde kalmak için Pastacılık yapmanız gerekiyor' sözleri üzerine kendini kabul ettirmek amacıyla 'Konsoloslukta Baklava açmış' ancak yine de çok istediği eğitimi almak için gideceği ABD'den 'Baklavası beğenilmediği için' red yemişti. Bunun üzerine ABD serüvenini oracıkta yeminlerle sonlandıran Aydemir, muhteşem bir kabiliyete sahip olsa da yine de dönemin oyuncuları gibi kendini magazin figürü yapmadığı için hiç bir rol kapamamıştı.
Kemal Sunal'ın başrolünde oynadığı 'Propaganda' filminde Filiz rolü için kendisine teklif götürülse de rolü işveli cilveli tavırlarıyla 'Meltem Cumbul' kapmıştı.
Sanattan, sanatçıdan anlayan yönetmen Derviş Zaim ise Aydemir'e filminde enfes bir rol vermiş ve Aydemir canlandırdığı Eroinman kadın karakteriyle ödüllere boğulmuştu.



Ancak ödülünü alacağı gün Aydemir, kolon kanseriyle mücadelesini daha fazla devam ettirememiş ve bu hayattan onuruyla ayrılıp gitmişti.

Geriye ise yönetmen Zaim'in bu sözleri kalmıştı: 'Öfkeliyim. Çünkü Ayşen bir tek Tabutta Rövaşata'da oynadı. Çok mu yeteneksizdi bu kız? Hayır. Aksine, en yeteneklisi, en iyisiydi. Ama filmlerde rol almak için gereken o bayağı ilişkilere giremedi. Ortalama olanın prim yaptığı bir yerde oyunculuk yapmaya çalıştığı için tanıyamadınız onu. Zaten o, ortalamanın dünyasında varolamazdı.'



Yorumlar

  1. Filmi izleyeli yıllar oldu ve en yakın zamanda tekrar izleme isteği uyandırdı bende. Yorumuna, kalemine sağlık. Çok beğendim!

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Popüler Yayınlar