MUTLULUĞUN RESMINI ÇİZEBİLİRMİSİN ?




Şüphesiz ki Mutluluk üzerine yazılmış bir dünya dolusu kadar şiir,şarkı,enfes cümleler vardır. 
Herkesin kendi çıkarına göre uydurduğu bir mutlu olma kılıfı var. 
Kimine göre aile,kimine göre dost,kimine göre eş 
Kimine göre ise tamamen maddiyata dayalı nesneler;ev,araba,yat ,kat vs . 
Kimine göre ise soyut düşüncelerden ibarettir mutluluk.. 
Yani öyle çok fazla elle tutulur değil,ama düşüncesi bile bir mutlu olma halinden ibaret. 
Aşık olmak,özgüven sahibi olmak,beklentisiz bir hayat sürmek,hiçbirşeyden korkmamak gibi örnekler verebiliriz bu soyut düşüncelere. 
*Robin Sharma’nın mutluluk için öngördüğü enfes bir formulu var. *(Ferrarisini Satan Bilge Kitabının Yazarı) 
Bir kaç ay önce bir yazı okurken görmüştüm bu cümleyi. 

Diyor ki; 
‘’İNSAN BEKLENTİSİ KADAR MUTLUDUR. 
FORMÜL:SIFIR BEKLENTİ SONSUZ MUTLULUK.. 

Gerçekten de böyle değil mi? 
İnsan etrafındaki insanlardan bir şeyler bekledikçe kendini çok daha mutsuz hissediyor. 
Çünkü fıtratımız böyle,bir iyilik yapıyorsak karşılığında mutlaka geri bir dönüş bekliyoruz. 
İnsanları oldugu gibi kabul etmiyoruz. 
Evet belki de sürekli yaptığımız iyiliklere karşın iyi ya da kötü bir karşılık alamadığımız için kendimizi enayi gibi hissediyoruz. 
Ama iyi olmaya çalışmanın neresi enayilik? 
Değer verdiğin insanlardan olumlu anlamda bır karşılık yanı değer görmüyorsan ,bundan sonrakı adımlarını buna göre atmalısın hepsi bu. 
Böylelıkle sende daha fazla beklentı ıcerısıne gırmemıs oluyorsun. 
Hatta aksine işte formul burada ortaya cıkıyor,sen çok daha mutlu oluyorsun. 
Çünkü hiçbir şey beklemeden yaptığın bir iyilik sonucu bazen sana cok guzel gerı donusler oluyor. 
İşte o zaman bu davranışlar senı hem cok mutlu edıyor,hem de senı daha iyi bir ınsan olman ıcın teşvik ediyor. 
Karşılığında bir tepki almıyorsan da (iyi ya da kötü)zaten mutsuz olamıyorsun,çünkü sen zaten bir beklenti içerisinde bunları yapmadın. 
Buna en güzel örneğim,blogu açtığım ilk günlerde gelen güzel yorumlarınız olmustu mesela. 
Bu blogu hıc bır beklentı ıcerısıne gırmeden açmıştım. 
Sadece yazmak ,yazmak ve rahatlamak için açmıştım. 
Beklentısız yazdıgım herseye öyle guzel yorumlar ve mesajlar geldı kı ıste ben o an gercekten cok mutlu oldum. 
Buda benı daha fazlası ıcın,daha ıyısı ıcın teşvik etti. 
Bu formul dediğim gibi herkese hitap etmeyecektır. 
Çünkü başta da söyledim ,herkesın kendıne özgu bır mutlu olma kılıfı var. 
Ama kılıf ne olursa olsun sonuç hep mutluluk kapısına açılıyor, 
açılmalı da. 


Mesela Nazım Ve Abidin Dino arasında geçen bir ‘’mutluluğun resmı’’diyologu vardır. 
Bir çoğunuz bunu internette görmus veya okumus olabılırsınız. 
Ünlü Şair Nazım Hikmet eşine yazdığı ''Saman Sarısı'adlı şiiri içerisinde Ünlü Ressam Abidin Dino’ya bir çağrı yapar. 

Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin 
işin kolayına kaçmadan ama 
gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil 
ne de ak örtüde elmaların 
ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı balığınkini 
sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin 
1961 yazı ortalarında Küba'nın resmini yapabilir misin 
çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem gayrının 
resmini yapabilir misin üstat ? 
... 

(Nazım elbette ki Üstat’ın resım sanatını sorgulamak için bu çağrıyı yapmamıştı.Gurbet hasretini çeken sırt sırta vermiş iki dostun arasında geçen bir diyalogtu bu yalnızca.) 
Bu çağrıya karşılık olarak Abidin Dino mutluluğun resmını yapamaz ;çünkü bilir ki mutluluk somutlaştırılamayacak kadar derin bir kavramdır. 
(Yanı üstatlara görede mutluluk soyut bır kavramdır) 
Onun yerine çok güzel bir şiir yazar Nazım’a. 


Mutluluğun Resmi 

Kokusu buram buram tüten 
Limanda simit satan çocuklar 
Martıların telaşı bambaşka 
İşçiler gözler yolunu. 
İnebilseydin o vapurdan 
Ayağında Varna’nın tozu 
Yüreğinde ince bir sızı. 
Mavi gözlerinde yanıp tutuşan 
hasretle kucaklayabilseydim 
seninle, bir daha. 
Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi 
Bağrımıza bassaydık seni Nazım, 
Yapardım mutluluğun resmini 
Başında delikanlı şapkan, 
kolların sıvalı, kavgaya hazır 
Bahriyeli adımlarla düşüp yola 
Gidebilseydik Meserret Kahvesine, 
İlk karşılaştığımız yere 
Ve bir acı kahvemi içseydin. 
Anlatsaydık 
o günlerden, geçmişten, gelecekten, 
Ne günler biterdi, 
Ne geceler. 
Dinerdi tüm acılar seninle 
Bir düş olurdu ayrılığımız, anılarda kalan. 
Ve dolaşsaydık Türkiye’yi 
bir baştan bir başa. 
Yattığımız yerler müze olmuş, 
Sürgün şehirler cennet. 
İşte o zaman Nazım, 
Yapardım mutluluğun resmini 
Buna da ne tuval yeterdi; 
ne boya... 

ABİDİN DİNO 

Üstat çizemedi belki ama çok güzel söyledi. 
Nazım’ olan sonsuz guvenı,sevgisi ve aralarındakı kopmayan sımsıkı dost bağları onların mutluluk kılıfı olmustu. 
Dostluklarını koyabılecek en anlamlı kılıfa koymuslardı. 
İşte bir çoğumuza göre göreceli olan bu kavram,aslında en nıhayetınde aynı amaç için kullanılmıştır. 

Ve son söz nıyetıne ; 
dua nıyetıne 

Etrafınızdaki hiç kimseden iyi ya da kötü bir beklenti içerisinde olmayacağınız,dostlarınıza sımsıkı sarılacağınız, 
içinize sevginin huzurla yayılacağı 
musmutluuuu bir cuma günü diliyorum. 

NOT:Paylaştığım bu resimde yıllarca Abidin Dino’nun yaptığı sanılan ama esasında Dıanna Dengel’ ait olan bir resimdir. 
Eserin adı’’Home Sweet Home’’ yanı ‘’Mutluluğun Resmi . 





        

Yorumlar

  1. Ah Abidin Dino Ah, başka bir ülkenin çoğu olaydı tüm dünyada bilinen bir sanatçı olurdu :( beceriksiz insanlarız, kendi değerlerimize sahip çıkamıyoruz...

    YanıtlayınSil
  2. Kalemini ze düşüncenize emeğinize sağlık çok dolu, okurken keyif aldığım bir paylaşım olmuş. Sevgilerimle...
    http:// takimodam.blogspot.com

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Popüler Yayınlar