FAKAT MÜZEYYEN BU DERİN BİR TUTKU






“Hikâyeye göre adam, kadını çok seviyor, sevdikçe ruhu büyüyor, ruh eve sığmıyor, sabahları kadından önce uyanıp evden tüyerek, şehrin uzak bir köşesine gidiyor, elleri kıçında oraya buraya takılıyor, birileri ile tuhaf muhabbetlere giriyor ve her akşam kadından önce eve dönüp, günün hikayesini yazıp, görülebilecek bir yere iliştirip, yine arazi olup, ta ki gece yarısı, uyumakta olan kadının yanına sokulup, birbirlerini bir güzel sevip ve adam, sabahın kör vakitlerinde, yine sevişmelerle bitecek bir gece için erkenden sokaklara süzülüp…”


Aslında kitabın içerisinde geçen bu söz tüm hikayeyi özetliyor.

Müzeyyen,kocası ve kızı arasında geçen kısacık,mecaz dolu bir hikaye bu.

Biraz saplantılı,belki biraz tek taraflı bir hikaye.

Tutkulu bir hikaye.

Müzeyyen kızına hamileyken kocasını bir trafik kazasında kaybeder.

Ve yeniden evlenir.

Hikayeyi yeni kocasının ağzından dinleriz.

Onun penceresinden içeriye giren Müzeyyen'i anlatır bizlere.

Müzeyyen ile kocası birbirlerini sevmekte, kendilerinden de öte birbirlerini tanımakta, tamamlamaktadırlar. 

Müzeyyen ev hanımı, kocası ise öykü yazarıdır. 

Müzeyyen'in yegane işi kocasının öykülerini eleştirmek, ona tavsiyeler vermektir.
Bir akşam, kocası öykü yazmakta, Müzeyyen ise bir köşede oturmaktadır. 

Adam hikayesini tamamlayamaz, dışarı çıkıp dolaşmaya karar verir. 

Saatlerce sokaklarda yürüdükten sonra, gece yarısı eve gelir. 

Karısı ve kızını uyandırmamak için büyük çaba harcar, fakat zaten karısı da kızı da evde yoktur. Yatak odasındaki eşyalar toplanmış, kıyafetler alınmıştır. 

Ne yapacağını düşünür, o sırada telefon çalar fakat açtığında Müzeyyen'in sesini değil, slow bir müzik sesi duyulur.

Densizin biri şaka yaptığını sanmaktadır herhalde. 

Düşünür, düşünür ve sonra yatağa girer. 

Yapacak bir şey yoktur, olan olmuştur işte. 

Ertesi sabah Müzeyyen telefon eder, mutlu bir sesle buluşmak istediğini söyler. 

Nitekim buluşurlar da. 

Her şey ortadadır işte, 

Müzeyyen ayrılmak istemektedir.

Başka biri var, diye düşünür adam.

Fakat olan olmuştur işte.

Hikaye biter.

Müzeyyen gider.

Kitabın genel özeti bu şekildeydi.

Kısa,etkili ve kesinlikle çok tutkulu .

Kitabın bir de filmi yapılmıştır.

Biraz da filminden bahsetmek istiyorum.

2014 yapımı filmin başrollerinde Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları oynuyor.

Film,kitaba göre fazlasıyla değiştirilmiş.

Ben filmi kesinlikle çok daha tutkulu ve saplantılı buldum.

Filmi anlatmayacağım.

Buraya teaserı bırakıyorum.

Belki bir film gecesi yapmak istediğiniz bir gün izlersiniz.

Keyifli Okumalar,

Belki de Seyirler ..









        

Yorumlar

  1. Bu film ve kitap hakkında çok farklı yorumlar duydum kimisi çok sevmiş kimisi sevmemis ne yapsam karar veremedim bu yüzden sanırım filmini izleyeceğim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Klasik aşk hikayelerinden biraz farklı sevmeyenler sanırım bu yüzden sevmemiştir.Ama bence filmi çok güzel ve tutkulu .İzledikten sonra yorumlarını merak ediyorum.Paylaşırsan mutlu olurum.İyi seyirler :)

      Sil

Yorum Gönderme

Popüler Yayınlar